GIDA VİZYON DERGİSİ
New Page 1

Bu makine baklavada lezzeti garanti ediyor... |  O artık sektörün yıldızı... |  Ekmek ençok turizm sezonunda israf ediliyor.. |  Nejat Güllü'den Gıda Vizyona özel.... |  Ekmeği fırından almak daha güvenli |  Cavcav'dan Gıdavizyona övgü.... |  İbatech'2010 ziyaretçi dağılımı belirlendi.. |  Gıda Vizyon Yine yollarda... |  Sektörün en büyük sorunu rekabet… | 

-
Anasayfa Fuarlarımız Yayınlarımız Kurumsal Ziyaretci Defteri Makaleler Dergimiz İrtibat
GIDA VİZYON DERGİSİ
DERGİMİZ
HAVA DURUMU

ANKET
Yönetici :..
BELEDİYELERİN EKMEK ÜRETİMİNE NASIL BAKIYORSUNUZ ?
BELEDİYENİN İŞİ EKMEK ÜRETMEK DEĞİLDİR
HALK EKMEKLER OLMALIDIR
HALK EKMEKLER SİYASİ RANT ARACIDIR
KAPATILMALIDIR

Sonuçlari Göster

GAZETELER

LÜTFEN BİR GAZETE SEÇİNİZ.

Ekmek üzerinden siyaset: Halk ekmekler. Sezgin AKKOYUN
Yıllardır sektörü kemiren rekabet, insanları şiddet kullanmaya, kaba kuvvete itiyorsa, bunda onların acizliğinin de rolü büyük bence. Evet, şiddeti savunmamız, ona destek vermemiz imkansız. Ama sektörü bu hale düşüren, kamuoyunun yakından tanıdığı saygın isimleri bile sorunu çözmek için zor kullanmaya itenler de kamu vicdanında yargılanmalıdır.

 Bir çoğumuzun sevip saygı duyduğu bir isim geçtiğimiz günlerde gözaltına alındı. İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Fahri Özer’den bahsediyorum. Gözaltı gerekçesi ise oldukça ilginç ve düşündürücüydü; çeşitli semtlerindeki fırıncıları, belirlenen fiyatın altında ekmek satmamaları konusunda tehdit etmek ve dükkanlarına zarar vermek. Bizim sansasyon meraklısı basınımız da olayı abarttıkça abarttı. Hatta bazı yayın organları, haberi ‘Suç örgütü operasyon’ başlığıyla verdi. 

Hatırlayacaksınız; Fahri Özer’in başına gelen olayın benzeri, Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı’nın da başına gelmişti. Bu iki olay, devletin sorunlar karşısındaki acizliğinin bir kanıtıdır bence. Fahri Özer ya da Halil İbrahim Balcı yerine, yetkililerin rekabet denilen soruna neden bir çözüm bulamadıkları sorgulanmalıdır. Müdüründen müsteşarına, bakanından başbakanına, yaşanan kaosu göremeyen herkes sorumludur bu konuda.
 
Yıllardır sektörü kemiren rekabet, insanları şiddet kullanmaya, kaba kuvvete itiyorsa, bunda onların acizliğinin de rolü büyük bence. Evet, şiddeti savunmamız, ona destek vermemiz imkansız. Ama sektörü bu hale düşüren, kamuoyunun yakından tanıdığı saygın isimleri bile sorunu çözmek için zor kullanmaya itenler de kamu vicdanında yargılanmalıdır.
 
Rahmetli Turgut Özal’la başlayan her şeyi özelleştirme furyası, AKP hükümeti zamanında tavan yaptı. Devlet, 25 yılda, satılmadık kuruluş, terk edilmedik sektör bırakmadı. Ağır sanayiyi ve hizmet sektörünü bir kenara bırakırsak, başta EBK ve SEK olmak üzere, gıda sektöründeki KİT’lerin tamamı özelleştirildi, devlet gıda maddeleri üretmeyi ve satmayı bıraktı; Sadece bir ürün dışında; Ekmek…
 
Refah Partili belediyeler tarafından açılan Halk Ekmek fabrikaları, kısa sürede bütün Türkiye’ye yayıldı. Kervana diğer partiler de katıldı.
 
Ne yalan söyleyeyim; bir vatandaş olarak halk ekmeklere karşı değilim. Hepsi olmasa da bir bölümü son derece kaliteli ürünler üretiyor. Ayrıca kızmayın ama, halk ekmek fabrikaları sektörün gerçekten de balans ayarı. İtiraf etmek gerekir ki, eğer halk ekmekler olmasaydı, kendini bilmez bazı kişiler (Bundan sektörün büyük bölümünü tenzih ederim) ekmeği şimdi 1,5-2 TL fiyatlarla satıyordu.
 
Benim kızdığım yaşanan çelişki. Sen et üretmeyeceksin, süt üretmeyeceksin, yağ üretmeyeceksin, kuru bakliyat üretmeyeceksin ama harıl harıl ekmek çıkaracaksın. Hem de devletin imkanlarını kullanıp, vatandaşın paralarıyla sübvanse edip. Sonra da kalkıp esnafınla rekabet edeceksin. Bir de onlardan vergi isteyeceksin. Adama sormazlar mı; Neden sadece ekmek?
 
Aslında bu sorunun cevabı son derece basit. Çünkü ekmek kutsaldır. Ekmeği ucuz satıp, vatandaşın gözüne kolayca girersin. Yani en güzel siyaseti ekmek üzerinden yaparsın.
 
Kusura bakmayın ama hepimiz vatandaş olarak safız. Etin 30 TL sınırını geçtiği, pirincin 5, peynirin 20, zeytinin 15, kurufasulyenin 7-8 TL’ye satıldığı bir ülkede, 40 Kuruşa ekmek satılmasını alkışlarız. Sormayız onlara; “Be kardeşim, ortalama bir ailenin günlük ekmek tüketimi taş çatlasa 5 adettir. Bu da ayda 150 ekmek yapar ki çok zor, hadi farzedelim yaptı. Benim bu ekmekten karım en fazla 60 TL’dir. Oysa ben, sizlerin beceriksizliğiniz yüzünden fahiş fiyatlarla aldığım ürün ve hizmetlere bundan kat kat fazla ödüyorum. Neye yaradı sizin ucuz ekmeğiniz.”
 
Ben asla halk ekmek pahalıya satılsın demiyorum. Çünkü insanları öyle bir hale getirdiler ki, bugün ekmek ve zeytinle (Gerçi zeytin bile alamayanlar var) karın doyuran aileler var. Ekmeği pahalıya satmak, o insanları aç bırakmak olur. Gerçi bazı oda başkanlarımız, “Halk ekmekler kapansın, biz ihtiyacı olan vatandaşlara bedava ekmek verelim” diyor ama o da o kadar kolay değil. İnsanların gururu var, haysiyeti var. Kimse bir fırına gidip dilenci gibi ekmek isteyemez. Bu teklif, yoksulların gururuyla oynamaktan başka bir şey değildir. Kaldı ki, böyle bir şey olsa bile, kampanyanın ömrü 1 yılı geçmez. Eğri oturup doğru konuşalım.
 
Ben daha etkili ve hem esnafı hem de vatandaşı zor durumda bırakmayacak bazı öneriler sunacağım. Diyorum ki halk ekmekler kapatılmasın ama;
 
1-      Devlet o fahiş fiyatla sattığı doğalgazı, mazotu ve diğer bilumum yakıt türlerini fırıncılara maliyetinden satsın.
2-      Buğday fiyatları daha da sübvanse edilsin, fırıncılara ucuz un sunulsun.
3-      Ucuz su ve elektrik verilsin.
4-      Fırıncılara vergi indirimi tanınsın.
5-      Çalışanların SGK primlerine devlet de katkıda bulunsun.
6-      Yeni fırınlar açılmasına engel olunsun, merdivenaltı fırınlar kapatılsın.
7-      Halk ekmekler sadece büfelerde satılsın. Çeşitler azaltılsın, üretim adedi düşürülsün. Bugün Etiler’de, Bebek’te, Beşiktaş’ta ya da diğer şehirlerin lüks semtlerinde halk ekmek satmak, garibana hizmet değildir.
 
Devlet bu imkanları sağlayabiliyorsa iyi niyetli devlettir. Aksi halde, batan fırınların, iflas eden esnafın, faizle, hacizle karşı karşıya kalan işletmelerin ve buna bağlı olarak dağılan yuvaların vebalinin altında kalırlar.
 
Eğer devlet esnafıyla rekabet etmezse ne Fahri Özerler, ne Halil İbrahim Balcılar gözaltına alınır, ne de rekabet ettiği için meslektaşlarıyla ve odalarıyla karşı karşıya gelen fırıncılar zor durumda kalır.
 
 
 
Bu haber 24 kez okundu...
Diğer Basın-Yayın Başlıkları
ALAADDİN ORHAN FUARCILIK ZİHNİYETİ ARTIK DEĞİŞİYOR.
  devamı...
Ekmek üzerinden siyaset: Halk ekmekler. Sezgin AKKOYUN
  devamı...
Ayhan ORHAN 20 Yılın öyküsü..
  devamı...
GIDA VİZYON DERGİSİ
MAKALELER
ALAADDİN ORHAN FUARCILIK ZİHNİYETİ ARTIK DEĞİŞİYOR.
  devamı...
Ekmek üzerinden siyaset: Halk ekmekler. Sezgin AKKOYUN
  devamı...
Ayhan ORHAN 20 Yılın öyküsü..
  devamı...
E- BÜLTEN
Mail listemize üye olun. Gelişmeler size gelsin...
mail adresiniz
FAYDALI LİNKLER
PİYASALAR
SİTE İSTATİKLER
Bugün 10
Dün 79
Toplam 79121
En Fazla 1728
Ortalama 122
GIDA VİZYON DERGİSİ
Anasayfa - Fuarlarımız - Yayınlarımız - Kurumsal - Ziyaretci Defteri - Makaleler - Dergimiz - İrtibat
Copright © 2009 VİZYON GIDA Tüm Hakları Saklıdır.