Yıllardır Uluslar arası fuar organizasyonlarının içinde bulundum. Çeşitli ülkelerde bir çok fuar çalışmalarında aktif rol aldım ve bu vesile ile de önemli derecede fuar tecrübesi kazandım.
Daha önceki yazımda da “fuarlar Salı pazarı değildir” başlığını kullanmıştım hatırlarsanız. Neden bu başlığı kullanmış neden bu konuya değinmiştim şimdi bir daha açayım. Artık yurt içi fuarcılığın değim yerindeyse cılkı çıktı. İlgili ilgisiz bir sürü firma aynı hollerde ürün sergilemekte ve ziyaretçi çalışması yapılmamaktadır.Fuarcılık zihniyetinde stanttan mal satmak gibi bir düşünce asla doğru değildir. Katılım gerçekleştirildiğinde niyet sadece yenilikleri ve teknolojiyi sergilemek olmalıdır. Malum yurt içi ve yurtdışı fuarlarına katılmak için firmalarımız çok para harcamaktalar. Hatta uluslar arası projelerde milyon eurolar harcamaktalar.Bir sürü maliyetler ödeyerek makinalarını oradan oraya taşımaktalar ve sergilemekteler. Kimi zaman ise nakliye esnasında hem ürünler zarar görmekte hem maliyet artmaktadır.
Günümüz ekonomisinde İhracat yapmadan firmaların ayakta kalması neredeyse imkansızlaşmıştır. İhracatı bile yapanlar zorluk çekmekteler.
Sektörlerde olmazsa olmazlardan olan iki unsurun birisi fuarları takip etmek diğeri de sektör yayınlarının içinde yer almaktır.İhracat noktasında artık günümüzde fuara katılım gerçekleştirmeden müşteri ile buluşmak kolaylaşmıştır. Planlı ve programı bir şekilde bunun gerçekleşmesi mümkündür.Örneğin bir ülkede alıcınızın önceden tespit edilip temasa geçilip daha sonra o ülkede bir araya gelimler sağlanmalıdır. Yıllardır yurtdışı fuarlarda bu tip çalışmaların olması gerektiğini savundum.
Artık Dünya, Face to face denilen yani yüz yüze müşteri eşleştirmeleri sistemine geçti.
Nedir bu, ülkelerde müşteriler bulunuyor firmalarla buluşturuluyor. Bu kadar basit.
Bunu da bizim ülkemizde TEMAS TÜRKİYE adlı firma gerçekleştirmekte.
Ne yapar Temas Türkiye, size bunu anlatıyım.
Öncelikle hedef bir ülke ve sektör belirliyorlar, (hatta farklı sektörlerden firmalarda olabilir)
o sektördeki firmaların alıcılarını o ülkelerde tespit edip firmalara sunuyorlar.
Yani o ülkeye gitmeden alıcılarınızla diyaloğa geçme fırsatı sunuyorlar. Operasyonun en sonunda ise 2000-3000€ gibi rakamlar ödeyerek her şey bu fiyatın içinde (vize-uçak bileti-konaklama) o ülkenin 5 yıldızlı otelinde ağırlıyorlar ve o otelin toplantı salonunda müşterilerinize sunumlar gerçekleştirme imkanı sağlıyorlar.
Hizmetin tamamını bu şekilde gerçekleştiriyorlar.
Harcanan bu bedeller yurtdışı fuarlarına katılım masrafının neredeyse 10 da biri.
Üstelikte hazır müşteriyle görüşüyor olmanız ve bir de bu ödenen bedellerden devlet teşviki olarak bir bölümünü geri alınması da bu işi daha cazip kılıyor.
İşte hakkını vererek böyle projeler gerçekleştirilirse ihracat yapmayan firmalarımız bile artık ihracata yönelecektir. Bu sistem bir nevi bir firmanın İhracat departmanı gibi çalışmaktadır.
Vizyon yayıncılık olarak bizde kendi sektörümüzün ihracatına, Temas Türkiye ile birlikte hareket ederek destekte bulunacağız.
Unlu mamuller sektörüne yıllardır Gıda Vizyon gibi kaliteli bir dergiyi sunan Vizyon yayıncılık, artık bununla da kalmayıp sektör firmalarımıza ihracat çalışmaları konusunda da hizmet edecektir.
TEMAS TÜRKİYE ile birlikte hangi ülke isteniyorsa orda projeler gerçekleştirerek sektördeki firmalarımızın ihracatlarını arttırmalarına katkıda bulunmak misyonunu da üstlenen Vizyon Yayıncılık, hizmet anlayışını her geçen gün yenilemektedir.
Temas Türkiye’ye Hoş geldin diyoruz ve firmaların ihracatına katkıda bulunacağına canı gönülden inanıyoruz.